Bazı kişiler hayatları boyunca, kendi ihtiyaçlarını geri plana atıp sürekli başkaları için çabalama eğiliminde olabiliyor. Zamanla bu durum, tükenmişlik, kırgınlık ve içten içe görülmeme duygusuna dönüşebiliyor. Psikolojik danışma sürecinde, “fedakârlığı bırak” demek yerine, kişinin kendine şu soruları sorabildiği bir alan açmaya çalışıyorum: “Ben neye ihtiyaç duyuyorum, neye razıyım, nerede durmak istiyorum?”
Bu süreç çoğu zaman büyük ve ani kopuşlardan çok; gündelik hayatta küçük, ama anlamlı sınır denemeleriyle başlıyor.
